Bugun...
PARADOKS


Ecrin DUMAN MEMBA
 
 
facebook-paylas
Tarih: 14-04-2023 21:02
Neden insan öldürmenin cezası hapis yatmak? Gereksiz bir insanı ortadan kaldırdığım için beni ödüllendirmek yerine cezalandıran “adalet” mi bize mutluluğu getirecek? Hem asıl mutluluk nedir ki, bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişecekse mutluluk diye bir şey yok mudur aslında? Diye düşünerek yatağımdan kalktım. Lavaboya geçip işimi hallettikten sonra gözüm aynaya takıldı. Yine aynı okul sabahı, yine aynı ben.
Dünya, birkaç deneycinin “insanlar sürekli aynı sıkıcı şeyleri tekrarlayarak nereye kadar dayanabilecekler” diye merak etmeleri üzerine bu hali almış gibi hissediyorum bazen.
Bazen dediğime bakmayın her zaman aslında.
Tüm kuralları çiğnersem mutlu olacağımı söyleyen beynimin içindeki ses yüzünden her sabah aynanın karşısında bu düşüncelere kapılırken annemin kızgın bağırışları çekip çıkarır bu düşünce girdabından fazla ve sürekli düşünmekten uyuşmuş beynimi.
Evet, beynimin içinde tüm kuralları çiğnersem daha iyi olacağını söyleyen bir ses var. Asla susmayan ve beni içten içe sadece nefretten oluşan bir yaratığa dönüştüren bir ses. Sürekli sorguluyor her şeyi hatta onun yüzünden uykularım kaçıyor, uzaklaşıyorum insanlardan ancak elimde değil. Uymayı düşünüyorum bazen bu sese.
Belki de yaptığım çok çocuksu, belki de sadece kendi kendime her şeyi büyütüyorum; bilemiyorum.
Bu düşünceler beni bir çıkmaza sokuyor. Kurallar, zorunluluklar, görevler... Bunlar yetmezmiş gibi şimdi de bu ses...

Bazen kendimi, birilerine açarsam (büyük ihtimalle) bir daha yüzüme bakmamalarına sebep olacak düşüncelerin arasında boğulurken buluyorum ve nefesim o kadar daralıyor ki bir anlığına, sadece bir saniyeliğine bu çılgın sese uymak, onun bedenimi ele geçirmesine izin vermek istiyorum. Ancak kazanan ses anneminki oluyor çoğunlukla.

Bu sabahta aynısı oldu. Ben de her zamanki gibi göz devirdim kendimce fakat buna rağmen uydum o sinirli sese. Neden mi? Çünkü bu dünyanın kuralları var ve bu kurallara uymayanlardan sadece fazlaca şanslı olanlar yaşamını devam ettirebilir. Gerçi bu kurallara uyanların devam ettirdiği şeye yaşam denir mi emin değilim. Eğer yaşam bu kurallara uyanlarınkiyse kurallara uymayan fazlaca şanslı kişilerinkine yaşam demem yanlış olur. Zaten yaşam dediğimiz şey aslında ne ki? Sağ olmakla yaşamak neden aynı şey kabul ediliyor? Yaşadığımı hissetmiyorsam ancak ölü de değilsem ne oluyorum?

Bu sorular gittikçe uzuyor ve aklımdan şu iki kelime çıkmıyor: yaşamak ve ölmek... Peki bu ikisinin arasına ne diyoruz? Demiyoruz. Sadece görmezden geliyoruz bu insanları. Zaten yeterince "sorunumuz" varken bir de bunla mı uğraşıcaz(!), değil mi? Bunun üzerine düşünecek vaktim yok o yüzden bir kenara atıyorum bunları. Yine oldu işte... Her şeyi ertelediğim gibi bunu da erteledim. Ertelemek sözcüğü altında hayallerimi, duygularımı, hüzünlerimi nasıl tek çırpıda bir kenara attıysam işte tam şu anda da bunları, bu her zaman aklımda dönen ve gerçek benliğimin yansıması olduğunu sandığım düşünceleri de bir kenara atıyorum. Çok uzun sürmeyecek, tekrardan zihnime akın edecekler ve ben yine karşı koyamayacağım bu döngüye...

Belki de şikayetçi değilimdir bundan, aslında şikayetçi de olabilirim, hangisi? Bilmiyorum. Artık sıkıldım bu kelimeyi kullanmaktan, artık emin olmak istiyorum. Bundan sonra biraz zor gibi... Çünkü bu son... Son kez bu düşünceleri deşiyorum. Bundan sonra da kurcalayacaklar aklımı ancak bu sefer sadece oluruna bırakacağım. Çabalamayacağım. Kulağa gülünç gelecek ancak ne için çabalamayacağımı da bilmiyorum. Sadece rahat bırakacağım zihnimi ve sessizce düşüncelerin başıma üşüşmesini izleyeceğim. Kılım kıpırdamayacak ve o çok değerli(!) kurallara uyacağım.En azından deneyeceğim. Böylece daha "normal" ve "kabul edilebilir" birisi olabilirim belki. Böyle olursa zamanla düşünmeyi de yitiririm zaten.

Mutluluğu asla bulamayacağım ancak düşünerek de bulacağımı sanmıyorum. En azından normal birisi olarak mutsuz olurum, en azından kafam rahat olur, en azından uyum sağlarım. Evet, sonu da böyle yaptığıma göre daha fazla annemi kızdırmanın bir faydası yok, o da normal bir evladı hak ediyor sonuçta, değil mi? Ya sizce..?

 


Bu yazı 1162 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

Haber sitemizi beğendiniz mi?


YUKARI